Dünyadan 490-650 ışık yılı uzaklıkta, modern 88 takımyıldızından Musca ya da Sinek takımyıldızı ile adlandırılan bu bulutsunun üç boyutlu haritası ilk kez oluşturuldu.

Astrofizikçiler, Avustralya’nın Canberra’daki Ulusal Üniversitesi’nden Aris Tritsis ve Yunanistan’ın Heraklion kentindeki Girit Üniversitesi Konstantinos’in ortaklaşa yapılan bu araştırmada, Dünya’dan yaklaşık 490 ila 650 ışıkyılı uzaklıkta bulunan Musca takımyıldızındaki dar bir gaz bulutsuyu detaylı şekilde incellendi. Yeterince yoğunlaşmış olmasına rağmen dar bir bulutsu olan bu şey, 11 Mayıs günü bilim insanları tarafından çift tez şeklinde yayınlandı. 

Üretilen bu  üç boyutlu harita ile bulutsuların yapısı, yıldızların ve gezegenlerin nasıl doğduğunu anlamamız açısından çok önemli bir gelişmeye ilerlerme kaydedilmiş oldu. Takımyıldızı Musca’daki uzun zamandır merakla tartışılan bu yılana benzer patlayan gaz bulutunun (orta karanlık kısmı), detaylı şekilde analiz edildi. Ancak bu analiz sonucu bulutsunun aslında düz olduğunu gösterdi.  26 ışıkyılı uzunluğu sahip bu bulutsu tıpkı düz bir levha gibidir. Haritada bu bulutun neden şu ana kadar yıldız oluşturamadığını ve yıldız oluşumunun nasıl işlediğine ilişkin teorilerdede kolaylık sağladı.

Bu görselde Musca  (takımyıldızı’nın) 3 boyutlu görsellendirmesi yapılmıştır. Farklı yönlendirmeler ile Musca takımyıldızın şeklini göstermektedir. Görseldeki renkler, bulutsudaki  gaz yoğunluğu ile merkeze doğru artan siyah manyetik alanı temsil eder.

Bu yıldızlararası bulutsular aslında yıldızların ilk doğum yerleridir ve her doğan tür blobik şekle sahiptir. Dünyadan bakıldığında gökyüzünde gözükür.  Musca bulutu (bazen “Karanlık Doodad Bulutsusu” olarak adlandırılır), yaklaşık 26 ışıkyılı uzunlukta, ince bir yılana benziyor. Bulutun görünen şekli, bilim insanlarına bir bulmaca oluşturdu. Eğer nesne gerçekten bir silindir olsaydı, kütlesi  yıldız yaratmak için yeterince sıkıştırılmış olması gerektiğini gösterirdi. Ama bu bulutsu yıldız oluşumunun belirtilerini dahi göstermiyor. Yine de, astronomik nesneler gökyüzünde sadece iki boyutta görülebilir. Musca bulutsunun etrafındaki ışığın yönelimi ile ilgili önceki gözlemlerde, bulutun uzayabileceğini öne sürmüştüler, ancak sadece ona bakarak ne kadar uzayın derinliklerine gittiğini görmek mümkün değil. Bulutun manyetik alanının, Herschel Uzay Gözlemevi tarafından alınan verileri analiz eden, Bilim insanları bu bulutsuyu insan kalbi gibi steteskop’a benzer şekilde dinlemeye karar verdiler. Manyetik basınç dalgaları tarafından oluşturulan bu ses dalgalarına benzer çizgilerden oluşan yalın çizgiler, bulutun içinden dalgalanarak ve kenarlarından ilerleyerek,  bulutların titreşimlerle sarılı ya da onu çevreleyen saç benzeri ince yapılarını incelediler. Musca, bir bütün olarak manyetik olarak tepki vererek titreşime sebep oldu ya da bilim insanlarının söylediği gibi “uzayın şarkı ritmi gibi” bir ton oluştu.  Avustralya’nın Canberra’daki Ulusal Üniversitesi’nde görevli olan Aris Tritsis ; ”Bulutu farklı açılardan değil, yalnızca Dünya’nın perspektifinden göremediğimiz için, bu ” titreşimli şarkı” sayesinde yıldızlararası üç boyutlu haritanın yapılması için kolaylık sağlandı.” Bu titreşim dalgaların frekansları, nesnenin boyutunu ve şeklini ortaya çıkardı.  Bu yapı Musca’nın neden yıldız oluşturmayacağını gösteriyor. Gazı daha önceki verilere göre daha fazla uzaya yayılıyor. astrofizikçi Tritsis, ”bulutun önümüzdeki 10 milyon yıl sonra yeni bir yıldız oluşturmaya başlayabileceğini ön görüyoruz.”

Kaynak :

https://www.sciencenews.org/article/first-3d-map-gas-cloud-space-shows-flat-pancake?tgt=nr
https://www.space.com/40544-scientists-map-singing-space-cloud.html
https://www.theweathernetwork.com/news/articles/giant-singing-cloud-in-space-musca-will-help-us-to-understand-how-star-systems-form-planets-solar-system-physics/101354

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here