Yaşlandıkça güçsüz düşmeyi istemesek de güçsüzleşiriz. Yaşamımızı sürdürürken sağlığımızın yerinde olmasını yeğleriz, buna karşın yaşlanacağımızı ve sağlığımızın giderek kötüleşeceğini biliriz. Yaşlanma, ömrümüz boyunca hücrelerimizde oluşan onarılamamış hasar ve bozuklukların, giderek dokularda işlev kaybına yol açarak yavaş yavaş ve rastgele birikmesinin sonucudur.

Bu gezegende bunca organizma çeşitliliği, yaşam öyküsü ve yaşayış şekli evrimleşmişken, nasıl olur da kazaları, hastalıkları ya da sakatlanmaları dışarıda bırakıp daima sağlıklı olacağımız bir durumu sürdürebilmek üzere evrimleşemedik?

Çok küçük bir parçamız yaşlanmaz Anne ve babamızdan aldığımız genetik malzeme, soyumuzun kesintisiz devam eden hattını oluşturarak, bizimle geçmişteki sayısız nesil ve milyarlarca yıl önce Dünya’daki ilk canlı organizmalar arasında bağlantı kurar. Bu kadim zincir boyunca aktarılan genetik bilgi yaşlanmaz; buna karşın bu bilginin taşıyıcısı olan bizler geçiciyiz. Evrim çok kuvvetli bir etkiye sahiptir, ancak üreme yoluyla yalnızca genetik malzemenin aktarılmasını garanti altına alır; yaşamlarımızı korumakla ilgilenmez.

Evrim insanı, genetik bilginin gelecek nesile aktarılma şansını azami düzeye çıkarmak üzere şekillendirmiştir; bireylerin sağlıklı yaşam sürmesini azami düzeye çıkarmak evrimin işi değildir. Bu iki amaç birbirini dışlamaz, ama birbirleriyle özdeş de değillerdir.

Hücrelerimizin içindeki onarma ve düzeltme mekanizmalarının normalden daha etkili çalışabileceği ve bu mekanizmaların yaşlanmanın olumsuz etkilerini uzaklaştırabileceği düşünülebilir. Bunun en basit açıklaması organizmaların gerçekte bu şekilde evrimleşmediğidir. Çünkü geçmişte ve şimdi içinde yaşadığımız tehlikeli ortamlar, dışsal ölüm riskleriyle (bir aslan tarafından yenilmek, bir savaşta ya da hastalıktan ölmek) doludur. Kaynaklar sınırlı olduğundan yaşamları kazara kısalan pek çok organizmayla, tamamen boşa gidecek sonu belirsiz hücre bakımıyla uğraşmaktansa soyumuzun devamı için üremeye, yaşam sürerken, mümkün olduğunca erken yatırım yapmak çok daha iyidir.

Evrim insanın yaşlanma sorununu açıkça göz ardı etmiştir. Bu sorun bizler için çok önemli olsa da türümüzün başarılı bir şekilde devam etmesiyle ilişkisizdir. Yaşlandığımızda sağlık koşullarımızı iyileştirmek için tıp ve bilime başvurma fırsatımız ise he zaman vardır.

Dr. Conor Lavless – Newcastle Üniversitesi Araştırma Görevlisi

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here