Herhangi bir organizmanın genomu, orgazmdaki herhangi bir hücrenin yapabileceği bütün proteinlerin genlerini kapsar. Fakat genomlar sadece genlerden oluşmaz.  Her genin yanında gen ifadesini düzenleyen protein kodlamayan DNA bulunur.

Genin kodladığı protein üretimi, radyonun sesi gibi açılıp kapatılabilir. Düzenleme bölgesi o gen için açma kapma düğmesidir. Çok hücreli organizmalarda her hücre bütün genomu içerir; buna karşın, herhangi bir hücre yapmayı bildiği proteinlerin yalnızca belirli bir parçasını kullanır.

Bir ciğer hücresi için gerekli olan proteinlerden bazıları nöronda gereksizdir. Bunlardan kaçınmak için her hücre genlerdeki ses düzenini ayarlayarak kendi tamamlayıcı proteinini belirler. İnsanların ve şempanzelerin genomları yüzde 95 aynıdır, ancak bu iki genomdaki protein kodlama genleri birbirleriyle yüzdeleriyle yüzde 99’dan daha fazla aynıdır. Başka bir deyişle, insanlar ve şempanzeler aşağı yukarı aynı genlere sahiptir. İki genom arasındaki farklılıkların düzenleme bölgelerinde olduğu bulunmuştur.

Böylece, insanlarla şempanzeler arasındaki farklılıklar, insan ve şempanze embriyolarının gelişimi sırasında çeşitli genlerin ne zaman, nerede ve ne kadar ifade edileceğinden kaynaklanır. İnsan embriyosunun gelişimi sırasındaki gen ifadesinin  düzeniyle ilgili çok  az şey biliyoruz, insanlarla şempanzeler arasındaki farklılıklardan hangi genlerin sorumlu olduğuyla ilgili ise hiçbir şey bilmiyoruz.

Bu farklılıkların embriyo gelişiminin hangi şamasında ve hangi hücrelerde olduğunu da bilmiyoruz.

İnsanların ve şempanzelerin neden farklı olduklarının anlaşılması için genomun embriyo 
gelişimini nasıl kontrol ettiğinin anlaşılması gerekir.

 Roman Sloutsky – Waşington Üniversitesi, Biyoloji ve biyomedikal bilimler Bölümü, St Louis

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here