Kar tanesinin meydana gelişi, küçük toz ve kir parçacıklarına yapışık su damlacıklarından oluşan bir bulutta başlar. Bu su buharlaşır ve bulut içinde buhar oluşturur. Depozisyon (kırağılaşma) diye bilinen süreçte, çok düşük sıcaklıklarda su buharı doğrudan katı buza dönüşür. Mikroskobik buz kristalleri, yeterli ağırlığa gelene kadar büyüyüp kar taneleri olarak düşmeye başlarlar.

Klasik kar tanesi resimlerinde altı kolu birbirinin aynı olan tek bir buz kristali yer alır, fakat bu mükemmel örnekler genellikle doğada azınlıktadır. Kar taneleri, altıgen plakalardan ince iğnelere, altı köşeli bodur hatta içi boş sütunlara kadar değişen şekillerde olabilir.

Düzensiz kar tanelerinin pek çoğunun belirli bir şekli olmadığı gibi, genel kabul görmüş altı köşeli simetrilisi pek bulunmaz. Kar tanesinin şekli, büyük ölçüde su buharı buza dönüştüğünde geçerli olan sıcaklık derecesi ve nem oranıyla belirlenir.

Nem oranı düşükse düz, sütunumsu şekiller ortaya çıkar; yüksek nem oranındaysa altı kollu tipler belirir. Nem oranı sabit olduğunda, sıcaklığın derecesi 0°C’den -30°C’ye düştüğünde düz şekiller sütunlara, sütunlar düz şekillere dönüşür.

Sıcaklıklardaki küçük değişimlerle ortaya çıkan bu şekil dönüşümlerinin nedeni çok iyi anlaşılmamaktadır. Öyleyse, kar taneleri neden birbirlerinden farklıdır?

Kar taneleri düşerken, sıcaklıklardaki ve nem oranındaki büyük değişimler nedeniyle sayısızmikro-iklime maruz kalır. Bir kar tanesinin şekli, burnunuza düşmeden birkaç saniye önce içinden geçtiği pek çok son farklı mikro-iklimle belirlenir.

Geçtiği yollar tahmin edilemediğinden değişken olduğundan, hiçbir kar tanesi aynı mikro-iklim kümelerinden geçmez ve sonuç olarak her tanesi öngörülemez bir şekilde benzersizdir.

Dr. Andrew Miller – Akuatik Kimyager

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here