Yapılan yeni bir araştırma, derin karanlık denizlerde yaşayan balıkların okyanusun dibine yakın düşük ışık koşullarında bile farklı ışık dalga boylarını tespit edebildiğini ortaya koymaktadır.

Araştırmada elde edilen bulgular, denizin karanlık diplerinde yaşayan bazı balık türlerinin göz çubuk hücrelerinde bulunan proteinler sayesinde derin deniz manzarasının sadece gri tonlarından daha fazlasını görebileceğini göstermektedir.

Science dergisinde yayınlanan araştırmada bilim insanları, 101 balık türünün genomlarını analiz ettiler ve yüzeyin bin 500 metre altına kadar varan üç tür derin deniz balıklarının renkleri görmesini sağlamak için özel bir görsel sisteme sahip olduğunu buldu.

İnsanlar ve diğer omurgalılarda bulunmayan bu özellik bu balıklara yiyecek ve eş aradıklarında muazzam avantajlar sağlayabilir ve gezegenin en büyük yaşam alanı olan okyanusun derinliklerinin egzotik karanlık dünyasında başka bir yaratığın yemeği olmaktan kaçmasına yardımcı olabilir.

Omurgalılar retinada görmek için iki tür fotoreseptör hücresi kullanır: ışığa duyarlı çubuklar ve koniler. Koniler, parlak ışık koşullarında ve algılanan renklerde kullanılır. Çubuklar ise renkleri saptamaya uygun olmayan loş ışıkta kullanılır.

Farklı ışık dalga boylarına tepki gösteren farklı opsinlerin etkileşimi ile renkleri görme sağlanır; Parlak ışıkta koni opsinler ve karanlıkta çubuk opsinler. İnsanlarda dâhil omurgalıların çoğunda sadece tek bir çubuk opsin bulunduğundan, geceleri renk körüdür.

“Rodopsin bir görme proteinidir. Gözün retina tabakasındaki çubuk hücrelerinde bulunan, ışığa duyarlı olan rodopsin kırmızı mor pigmentlerden oluşur. Işığa maruz kalınca ayrışan, opsin proteini ve A vitaminin aldehitinden (retinal) oluşur. Göze düşen ışık, çok sayıda kimyasal reaksiyona uğradıktan sonra beyne iletilir. Bu sürecin en başında gözdeki asıl ışık sensörü rodopsin proteini yer alır. Rodopsin molekülleri, ağ tabakada, kötü ışık koşullarında görmeyi sağlayan çubuk hücrelerin yapısında bulunur. Rodopsinin üzerine ışık düştüğünde, biçimi, üzerine başka bir molekül yapışacak şekilde değişir. Bu kenetlenme görme süreçlerini harekete geçirmektedir.”

100’den fazla farklı balık türünün genomlarını inceleyen bilim insanları 38 farklı Rodopsin genini tanımlayabildiler. Rodpsinler geniş bir renk yelpazesini tespit edebilir, ancak mavi ve yeşile özellikle duyarlıdır. Gümüş spinyfin adı verilen bir tür, normalden ziyade, bulunan 38 rodopsin geninin hepsinin kopyalarına sahipti.

Parlak bir gümüş gövdeye sahip olan spinyfin, neredeyse dairesel bir vücut şekline ve büyük gözlere sahiptir.

Prag’daki Charles Üniversitesi’nden evrimci biyolog Zuzana Musilova, “Çok büyük olasılıkla renkleri karanlıkta benzersiz olarak görebiliyorlar.” dedi.

Genel olarak araştırmanın yazarları, derin deniz balıklarının renkleri görebileceğini iddia ediyorlar fakat buna yene de “temkinli” yaklaşıyorlar. Çünkü sonuçlar örneğin, farklı RHI opsinlerin tek tek çubuk hücrelerinde kümelenip kümelenmediğini veya farklı opsinler taşıyan farklı çubuk hücrelerinin dağılıp dağılmadığını söylemiyor. Renkleri ayırt etmek için, çubuk opsinlerin farklı hücrelerde olması gerekir. Fakat proteinler her bir çubuğa yığılırsa, balık muhtemelen sadece ışığa karşı duyarlılığı arttırır ve siyah ve beyaz tonlarında daha koyu nesneler seçebilir.

Araştırmacılar bu belirsizliklerle rağmen tüm beklenmedik opsinleri bulmanın “hala heyecan verici” olduğunu söylüyor ve araştırmayı daha da derinleştireceklerini belirtiyorlar.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here